Vefa Duygusu

Ahmet Kurt, Cumhuriyet Gazetesi’nde Basketbol yorumları yazıyor. Ülkemizde düzenlenen, Dünya Basketbol Şampiyonası öncesi “Vefa”adlı bir yazı yazmıştı. 20 Ağustos 2010 tarihli yazısında,  Basketbol sporuna emek vermiş insanların neden maçlara davet edilmediğini, sorguluyordu. Unutulmuş bir duyguyu bize hatırlatmaya çalışıyordu. Kurt’un yazısını okuduktan kısa bir süre sonra Ankara’da,  Çankaya Belediyesi’nin düzenlediği Ulvi Cemal Erkin Kültür Merkezi temel atma törenine katıldım. Orada dile getirilenler bana bir kez daha “Vefa” duygusunun önemini kanıtladı. Çankaya Belediyesi, bölgesinde bulunan caddelere ve sokaklara Ankara’da yaşamış yazarların, sanatçıların ismini verme kararı almış. Sadece bununla yetinmiyor, yaşadıkları mekanları tespit edip bir plaketle geleceğe taşımaya çalışıyor.

Şimdilerde, İstanbul sanat ve kültürün merkezi görünse de, 1940-50 arası Türkiye’nin sanat gündemini Ankara belirliyordu. Garip akımı, İkinci Yeni burada doğdu. Ulvi Cemal Erkin, Ferit Tüzün, Hikmet Şimşek gibi besteciler eserlerini bu kentte verdiler. Resim alanında Eşref Üren, Orhan Peker, Turan Erol, Adnan Turani, Zafer Gençaydın gibi değerler yetiştirdi.

İnsan böyle bir anlayışın varlığını öğrendikten sonra Antalya’yı düşünmeden edemiyor. Hemen aklıma hayatta olan ve yitirdiğimiz değerler geliyor. Macit Selekler, Baki Süha Ediboğlu, Ahmet Hamdi Tanpınar, Esen Emekçil, Behlül Dal, Mustafa Yalçın, Erdal Öz sıralayabileceğimiz ilk isimler arasında yer alıyor. Bu isimlerin izini sürmek ve yaşadıkları mekanları bugüne aktarmak zor olmasa gerek. Kentin merkezinde, Kaleiçi’nde yıkılmaya yüz tutmuş şekilde duran Baki Süha Ediboğlu’nun evinin duvarına onu anımsatan bir plaket asmak çok mu zor? Macit Selekler için de aynı şey geçerli. Başta ANSAN olmak üzere sanat kurumları yitirdikleri üyeleri adına etkinlikler ya da ödüller düzenleyemez mi? Aklıma hemen “Duran Yılmaz Öykü Ödülü” ve “Saffet Uysal Halk Kültürü Araştırma Ödülü” gibi çabalar geliyor.

Vefa duygusu ara sıra hatırladığımız, hüzünlendiğimiz bir çaba olmaktan daha fazla anlam kazanmalıdır.

Ahmet Tüzün